Kültür-Turizm

Mevlâna ve Kedi Sevgisi Roman Yazdırdı

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

Geçtiğimiz günlerde ilk romanı Mevlâna’nın Kedisi ile altıncı kez okurlarıyla buluşan Can Aydoğmuş, kitabında 800 yıl öncesini Mevlana’nın kedisinin gözünden anlatıyor. Yazar, Mevlâna ile yollarının kesişmesini şöyle anlatıyor, “Yıllar önce İstanbul’da bir bakkalda Mevlana’nın torunu Esin Bayru Çelebi Hanımefendi ile karşılaştım. Burada gerçekleşen kısa sohbetin sonrasında Mevlâna’ya dair büyük merak ve onu öğrenme arzusu ile doldum ve Konya’ya gittim. Orada geçirdiğim günleri adeta başka biri olarak tamamladım diyebilirim. Mevlâna ve Mevlevilik hakkında derin bir anlayış geliştirmek için sonraki dönemlerde de sık sık Konya’ya gittim ve orada kaldım. Bu ziyaretlerimden birinde Mevlana’nın Kedisi romanını yazmaya karar verdim.”

Can Aydoğmuş kitabında bir yandan Mevlâna’nın öğretilerine değiniyor bir yandan da onun aracılığıyla kendi özfarkındalığını ve içgörüsünü geliştiren Mary’nin hikayesini anlatıyor. Yazar, bu hikâyeyi neden Mevlana’nın kedisinin gözünden anlattığını ise şu sözlerle ifade ediyor, “Konya ziyaretlerimden birinde Ulu Arif Çelebi’nin Arifler Menkıbesi eseriyle karşılaştım. Bu eser beni çok etkiledi. Ariflerin Menkıbesi’nde Mevlâna ve kedisi arasındaki ilişki o kadar özeldi ki. Düşünebiliyor musunuz, Mevlana’nın kedisi, o ölünce bir hafta mezarını bekliyor ve sonra üzüntüsünden orada ölüyor. Bu benim içime çok dokundu. Ben de hem bir kedi severim hem de kedilerin özel yeteneklerini olduğunu düşünürüm. Kalbimdeki kedi sevgisi Mevlana’nın kedisi ile adeta vücut buldu. Bu nedenle hem Mevlana’yı hem de onun kedisini onurlandırmak istedim.”

İndigo Yayınları etiketiyle yayımlanan kitap çok boyutlu bir roman olarak hem bir kedinin gözünden Mevlâna ile buluşturan ve onun vuslat dönemini yaşatan hem de halen Mevlâna Müzesi’nde büyük ruh Mevlâna’nın gücünü keşfettiren bir roman olarak dikkat çekiyor.

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

Mevlâna ve Kedi Sevgisi Roman Yazdırdı

Geçtiğimiz günlerde ilk romanı Mevlâna’nın Kedisi ile altıncı kez okurlarıyla buluşan Can Aydoğmuş, kitabında 800 yıl öncesini Mevlana’nın kedisinin gözünden anlatıyor. Yazar, Mevlâna ile yollarının kesişmesini şöyle anlatıyor, “Yıllar önce İstanbul’da bir bakkalda Mevlana’nın torunu Esin Bayru Çelebi Hanımefendi ile karşılaştım. Burada gerçekleşen kısa sohbetin sonrasında Mevlâna’ya dair büyük merak ve onu öğrenme arzusu ile doldum ve Konya’ya gittim. Orada geçirdiğim günleri adeta başka biri olarak tamamladım diyebilirim. Mevlâna ve Mevlevilik hakkında derin bir anlayış geliştirmek için sonraki dönemlerde de sık sık Konya’ya gittim ve orada kaldım. Bu ziyaretlerimden birinde Mevlana’nın Kedisi romanını yazmaya karar verdim.”

Can Aydoğmuş kitabında bir yandan Mevlâna’nın öğretilerine değiniyor bir yandan da onun aracılığıyla kendi özfarkındalığını ve içgörüsünü geliştiren Mary’nin hikayesini anlatıyor. Yazar, bu hikâyeyi neden Mevlana’nın kedisinin gözünden anlattığını ise şu sözlerle ifade ediyor, “Konya ziyaretlerimden birinde Ulu Arif Çelebi’nin Arifler Menkıbesi eseriyle karşılaştım. Bu eser beni çok etkiledi. Ariflerin Menkıbesi’nde Mevlâna ve kedisi arasındaki ilişki o kadar özeldi ki. Düşünebiliyor musunuz, Mevlana’nın kedisi, o ölünce bir hafta mezarını bekliyor ve sonra üzüntüsünden orada ölüyor. Bu benim içime çok dokundu. Ben de hem bir kedi severim hem de kedilerin özel yeteneklerini olduğunu düşünürüm. Kalbimdeki kedi sevgisi Mevlana’nın kedisi ile adeta vücut buldu. Bu nedenle hem Mevlana’yı hem de onun kedisini onurlandırmak istedim.”

İndigo Yayınları etiketiyle yayımlanan kitap çok boyutlu bir roman olarak hem bir kedinin gözünden Mevlâna ile buluşturan ve onun vuslat dönemini yaşatan hem de halen Mevlâna Müzesi’nde büyük ruh Mevlâna’nın gücünü keşfettiren bir roman olarak dikkat çekiyor.

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Yükleniyor…